Geçip gidiyor zaman. Neyin eğri neyin doğru olduğuna karar veremeden Elimizde ölçme terazisi, öğrendiğimiz bilgilerimiz kadar. Ya bilmediklerimiz Yargılarımız, gördüklerimiz, kendimize göre yorumladıklarımız kadar. Bugün yastayım. Sevgili Taylan abim vefat etti. Çeşmede yüzerken kalp krizinden…
Zil çaldı. Bizimki kalktı. Her sabahki gibi önce kahvesini yaptı. Sonra balkondaki ısıtıcıyı açtı, havalar soğudu malum. Ben de ayakucuna kıvrıldım. Bilgisayarın ekranından önce Özlem’in sonra da Aylin’in sesi duyuldu Kıvırcığın yazı arkadaşları onlar. “Bugün…
Yaşamın artılarını, eksilere eklediğinizde elinizde ne kalıyor ? Kaç kez yaşamda eksiye düştünüz ? İçinizde neleri ezdi geçirdi de sonra artıya geçtiniz. Hangi konularda asla yapamam dediniz de hayat size zorundasın dedi. Genelde hesaplarımızda gördüğümüz …
Hepimiz mutlu olmak, akıldan kalbe yürümek istiyoruz. İstiyoruz ama istemek yetmiyor; eyleme geçmek, yola çıkmak, adım atmak gerekiyor. Peki bizi akıldan alıp kalbe götürecek, kalpten hayata geçirecek yol nerede? Özlem anlattı bu sabah, çocukken…
Aranızda yapılacaklarını listeyenler varsa buraya gelsin canlarım, anlatacaklarım var. 🙂 Daima liste yapan bir karakterim. Ve bir sürü defterim var. Yukarıdan aşağıya doğru akan minik renkli notlar, hepsi el yazısı. İşleri bitince kaybolan cinsten. Eskiden…
Benim kahvaltı tabağımda maydanoz, roka, dereotu 🙂 Yeşil umudu veriyor. 3 dilim domates. Adı bile güzel 🙂 Kırmızı hareketlenmeyi gösteriyor 🙂 3 ceviz, şekli şemaliyle her sabah aklımı kullanarak umuda yürümemi hatırlıyor. 12…
Bu sabah afiyetle şekersiz Türk Kahvemi içerken aklıma düştü Van Gogh. Dedim; “Ah belki de ona koçluk yapsaydım adamcağız kulağını kesmeyecekti.” Ay, nereden gelir insanın aklına böyle şeyler bilmiyorum ama geliyor işte. Ben artık kendime…
Başla işte başla! Bekleme. Görmüyor musun? Hayat iki çizgi arasında. Kimi zaman çizgiler bir deprem yarığı, kimi zaman hasta yatağının başındaki yaşam fonksiyonlarını gösteren bir monitör ya da takvimlerde iki ay arasında. Bir başlangıç ve…
Bir gece aklımda bir ampul yandı. Kendime sordum; “Ben neden bu ZAR hizmetini halkıma sunmuyorum?” Ve hemen, konuya uygun görselleri taramaya başladım; bir tanesi içime sindi. Ve yola koyuldum. Serde koçluk var ya, sonra da…
Hüzün var bu sabahta Gidenleri yad etmek var Sözsüz olunca daha güzel akıyor her şey Gözyaşlarımız ekleniyor yazıya Ama kalpten Gönülden gelen Kalbim kıpır kıpır Safranbolu da, harmanlardayım Keşke babam daha çok bilgi verebilseydi Keşke…
