Hayatım bu aralar çok yoğun. Aldığım sorumluluklar çok yüksek.  Hepsi doğal bir akış ve kabule götürüyor beni. Yönetmekte zorlandığım tek şey sık sık değişen planlarım. Bazen basit, bazen zorlu. Koyduğum hedefler hep zorunlu bir yer değişikliği yaşıyor.  Planın dışına çıkmaktan hoşlanmıyorum. Halbuki bu benim geçmiş yaşamımdan getirdiğim kalıbım. Hayatta gitmem gereken yolum her şeye rağmen teslim olmak. Ama olmuyor bazen işte kızıyorum, geriliyorum. Sonra durup düşünüyorum kabul ediyorum. Eskiden kabule gelmem daha çok zaman alırdı. Şimdi gülüp eğlenmeye, kendimle dalga geçmeye daha yakınım.

Yaptığımız planların yıkılması aslında kontrolün kesinlikle bizde olmadığını gösteren teslimiyeti deneyimletiyor. Akışın getireceklerine merakla sarılıyorum. Meraklı olmak benim fıtratımda var. Son zamanlarda yaşadığımız anlar belirsizliklerle dolu.  Hele bu aralar benim için çok fazla.

Çoğu zaman hayata sarılışımı sorguluyorum. “Beni bu kadar dirençli ve güçlü kılan şey nedir ? ” diyorum. Bir canbaz gibiyim; bir ipin üzerinde yürürken elimde 5 topu çevirmeye çalışan. İnancım, inandıklarım, sahip olduklarım, pozitif bakışım, teslimiyetim.

Bazen de etrafımda hayatı bırakanlara kızıyorum. Hiç bir şeyle uğraşmayanları anlayamıyorum. Bir şey fayda yaratmaktan vazgeçenlere. İllaki büyük bir şey olmasını da beklemiyorum. Hayatı sayılarla yaşanları, yaşa takılanları, çabuk vazgeçenleri, emeksiz zahmetsiz bekleyenleri ya da sona hazırlık yapanları; bir kaba koyup çalkalayasım var.

Sonunda şuna karar veriyorum, sorumluluklarımız zorunluluklarımızdan oluşuyor.

Hemen rutin geçen bir gününüzü düşünün. İçinde ne kadar çok size ait sorumluluk var. Sabah kalktığınız andan yatana kadar ki zamanı kendi içinizde değerlendirdiğinizde her attığınız adımın içinde size ait bir sorumluluk var. Örneğin ben sabah 06:00 da kalmak zorundayım. İkizlerim saat 7:15 de evden çıkıyor. Gece 12 den önce yatamam.  Sorumluluklarım ev, iş, annelik, ahçılık, temizlikçi, çamaşırcı, eş olma, sağlıklı olma sorumluluğu vs. Ben ve benim gibiler. Zorundayız. Bu beni hayata bağlı kılıyor. Zorunluluklarımız sorumluluklarımız olmasa  hayatımız boşlukta kalır. Ruh kaybolur. GAye yok. Elbette yaşam içinde değişimler olur.

Hayatınızda neler var bir bakın lütfen. Neler sizi motive ediyor?  Sizin bu hayattaki meseleniz ne ? Sizi bu hayata bağlayan ne? Sizin sorumluluk aldığınız alan neye hizmet ediyor. Basit, minik ama değerli. Kendiniz için.

Ve hep düşünüyorum bir sabah uyanıyorum gidecek bir işim, kahvaltı hazırlayacak ya da sohbet edecek çocuklarım, hobilerim, bağım kalmamış. Bir şeye yetişme derdim kalmamış. Hayatımda yapacak hiç bir sorumluluğum yok. Bu bana çok ürkütücü geliyor.  Üretmeyen, yaymayan, fayda sağlamayan olmak istemiyorum. İşte bu benim başa çıkmakta daha çok zorlanacağım bir şey oluyor.

Yaşamda varlık göstermek çok değerli. Tüm sorumluluklarıma zorluklarımla birlikte sarılıyorum.

Ya siz ?

Paylaşmak için Tıklayın:

Yorum yazın

E-Posta

seda.dagdelen@optimist.com.tr

Telefon

0 (216) 417 87 42