27 Haziran 2016 Pazartesi

Bugün Günlerden Fikret Kızılok 
Sene 1985.
Deli gibi Fikret Kızılok dinlediğim zamanlardan 
Bizden büyük abilerimiz, ablalarımız, İskenderun Demir-Çelik Basketbol sahasında geceleri bize gitar çalıyorlar.
"Bir o yana bir bu yana",
"Bir harmanım bu akşam", 
"Zaman Zaman",
Süperrrrrrr hızlı, duygusal yoğunlukta gençlik ergenlik yaşadığım zamanlar.
Tabiki şimdiki ergenlerle karşılaştırılamaz :D Onlar başka dünyadan..
Hafta Sonu Demir Çelik geceleri, annemlerle babamlarla Cuma akşamı birlikte gittiğimiz canlı müzik geceleri.. Ay ne eğlendirdim ben... Kapı gıcırtısına oynayan bir tip olduğumdan zaten hiç inmezdim sahneden. Rahmetli Nevzat amcam ile tango yaptığım sahne performasın
Necip abiler, Deniz ablalar, Taylan abiler, Selim, Sinan Abiler, 
Güneşin en  yüzdüğümüz havumuz Ercan Abimiz :) 
Tenis turnuvalarımız, 
Basketbol maçlarımız...
Harika yazlar...  
Para harcamadan öğrendiğimiz yüzme derslerimiz, 
Spor yapmak sıra beklemek, itilip kakılmak yok, 
Annelerimiz babalarımız bizi bir yerlere taşımıyorlar hobileri olsun diye
Yarış yok, kim nerede okuyor , takdir mi almış, teşekkür mü ? kimsenin umrunda değil.
Herkes birbirine en yakın uzaklıkta
Akşam üstü herkes bronz bir ten renginde, mis gibi yıkanmış tertemiz, sosyalleşmek Sohbet etmek için, çay bahçesinin muhteşem tostu eşliğinde
Küslük hiç  hatırlamıyorum..
Tek birilerine ihtiyaç duymadığımız anlar, 
Hiç tatil ihtiyacı duymadığımız yaşamlar...
Sanki tüm dünya o tel örgünün içinde, şirinler gibi yaşamışız...
Rahmetli Tülay ablam, Neşeli Yuva Abla, Güzel Çift  Nilgün ve Nihat abiler, dedemin vefatında tüm zerafeti ile  bize bakan Sevgi Teyzem, dünyalar güzeli Nazo gelin, Nazan Teyzem, Bize hep en iyi karpuzu yediren Güngör amcam, Her istediğimize güleryüzlü destek veren Fikrim abim, daha ismini şuan  yazmanın verdiği heyecan ile hatırlayamadığım bir çok kimse, 
Bana değer kadar herkes..
Hepsinizi sevgi ile anıyorum. Kucaklıyorum. Derin ve içten duygularımla seviyorum.
Çoçukluğuma genç kızlığıma iz bırakan herkese teşekkürler :)
Bugün içimdeki neşeyi, mutluluğu ve huzuru ve hiç bitmeyen azmimi çocukluğuma, bizleri yetiştirenlere borçluyum .
#yürüyelimaşkile 

22 Haziran 2016 Çarşamba

Bu sabah facebook sayfamda bir yıl öncesinin fotografını görünce zamanın hızına bir kez daha saygı duydum. Çıktığım yolun bu kadar kısa olması beni hayretlere düşürdü. Üşenmedim gittim aynı elbiseyi dolabımdan buldum.  Elbiselerimin en önemli özelliği her bedene uygun ve esnek olmasıydı eskiden :) Artık bunu da değiştirdim. İki resim arasında 15 kilo fark var :)  Temmuz ayında çıktığım yol beni ve beraberimde çalıştığım Sevgili yol arkadaşım Gökçe yi bakın ne duruma getirdi. O da bu maratonu -40 kilo bitirdi.

Bu yolda neler öğrendik neler;

En önemli öğreti birlikte hareket etmek oldu...Önce ikimiz sonra diğerleri

Ya sonraki öğretileri sıralamak gerekirse;

1-Tüm zorluklara rağmen mutlu olmak, örnek olmak

2-Hedefinin olması, tutku ile sana haz veren birşeyler mutlak vardır, arayıp bulmak

3-"Sözlerin kaderin olur" felsefesinden ayrılmayıp, sözlerine dikkat etmek

4-Başkası ne derse, kendince der,  eyvallah demek

5-Her sabaha umutla, mutlu kalkmak için bahaneler bulmak

6-Yaşamı, insanı sevmek için hep bir bahanenin olması, kendin dahil tüm arızaların ile barışmak

7- Gelene... Gidene,
    Olana... Olmayana,
    Olma olasılığı olana, Olamayana
    "Eyvallah" demek

8-Bir şey olmuyor ise daha iyisi olacağına inanmak, bir sonraya aşk duymak, heyecan duymak

9 -Bütün olmak, yediğine şükredip yediklerini, yiyemediklerini, sana hayrı olmayan kilolarını biriyle paylaşmak, gerekirse yardım almak

10-Sevmekten, sevilmekten hiç usanmamak

11-Seni her ana motive edecek bir resimi, bir filmi, bir kitabı, bir müziği mutlaka keşfetmek

12- Günde 2,5 Lt suyu  içebildiğine şükretmek

13- Acıkan midene, canı çeken nefsine, "bir öğün sonra ne yiyeceğim" diyen beynine "ağır ol, efendi ol,  adam ol" demeyi bilmek

14- "Yoldan"  Hiç çıkmadan, her gün o yolda 45 dakika hızlı hızlı yürüyebilmek, bacaklarının gücüne, nefesinin sıcaklığına, can damarından çıkan sese, her adımda  şah damarından duyduğun kalp ritmine şükretmek

15- Ve bu bedenin bir hediye olduğunu kabul edip onu bir gün varoluşa teslim edeceğine inanamak ve ona kendimizce iyi bakabilmek....


İşte bizim hikayemiz bu...

Diğerleri ile devam eden bir hikaye

Bizi yakından izlemeye devam edin

Son bir yıldır hep söylüyorum

Hep söyleyeceğim

Yürüyelim Aşk ile

AşkOla