30 Ocak 2015 Cuma




Ne kadar uzun zaman olmuş elime kalem almayalı.

Ne kadar uzak kalmışım kendi yalnızlığım içinde coşmayı.

Ne kadar zaman harcamışım kendi farkındalığımı başka şeylerin içine karmaya.

Hazır Merkür (Akıl, zihin ve iletişimi simgeleyen sembol) gezegeni geri giderken kendi içselligime dönüyorum.

Bu aralar her izlediğim film, dinlediğim müzik, gördüğüm sembol bana yeni kapılar açıyor.

Aslında hep bildiğimiz ve hep uzağında durduğumuz kendimiz ile bir olduğumuzda ortaya çıkan şeyler benim diyeceklerim.

Geçenlerde bir film izledim. İsmi “Aşk Tarifi”

Hindistan’ın Bombay şehrinde, karmaşık gürültülü bir pazarda başlayan konu beni çok etkiledi. Eminim ki izleyen herkes başka bir yönden beslenmiştir.

Bu yazımda kendi bakış açımı paylaşmak istedim.

Bombay da restoran işleten bir ailenin torunu olan Hassan Haji’nin macerası konu ediliyor.

Sahne şöyle başlıyor.

Bir çocuk, annesi ile pazarda; pazar bağrış çağırış ..

Kadınlar, adamlar deniz kestanesi almaya çalışıyorlar. Ellerinde paralar, pazarcıya uzatıyorlar. Hassan, herkesi yarıp, ürünlerin bulunduğu tepsiye yaklaşıyor. Kestaneden bir tane alıyor, gözlerini kapatıyor ve kokluyor . Tüm gürültüden uzak kendi içinde. Kestanenin kokusu ile o anda yüzü büyük bir huzur, gülümseme ile doluyor. Bunu gören pazarcı herkese bağırarak bütün malların satıldığını söylüyor.

Derin bir sessizlik...

Hasan ve annesi deniz kestaneleri ile pazardan ayrılıyor.

Satışı yapan, ürünün değerini anlayan birine sattı.

Satın alan ise o ürünün sunulacağı lezzet heyecanı ile restoranına döndü.

Hasan küçük yaşta annesinin eteğinde öğrenmiş her şeyi.

Çocuk yaşta, var olan yeteneğini keşif eden ailesini izleyerek mutfakta büyümüş.

Film bu yeteneğin ve daha bir çok şeyin etrafında dönüyor.

İzlemeniz için daha fazla yazmayacağım.

Bir çok sahnede “Allah Allah bana ne oluyor ? Niye gözümden yaş geliyor” dediğim yerlerde bir şeylerin gönlüme dokunduğunu farkettim.

Çok yetenekli olabilirsin... Ama bu sana kalabalık ve karmaşanın içinde kaybolma duygusu verebilir.

Çok iyi eğitimli olabilirsin... Ama sezgilerini dinlemiyorsan kendini arasan da bulamazsın.

Çok bilgili olabilirsin... Ama sana gelenleri değerlendirmiyor, fırsatlara tekme atıyor, gelecekten korkuyorsan, o zaman da kendi çemberinin içinden çıkamayabilirsin.

Ve her şeyden önemlisi;

Eğer Sen ,

Yaptığın şey ile bütünleşemiyorsan,

Yüreğin o yaptığın iş için atmıyor ise,

Ve bir de içinde Aşk yoksa

İşte o zaman tarif tutmuyor demektir.

* Ârif'e tarif gerekmez...

Sevgi ile Kalın

Kategoriler

1 yorum:

  1. Harika Sedacığım.. Eline sağlık:-) Bir kez daha geçti film gözümün önünden...

    YanıtlaSil