25 Nisan 2014 Cuma

Zamanın içinde savrulurken yaşadıklarımızı algılamak ve anlamlandırmak için yaş almak gerekiyor. Her yaşadığın tecrübe her aldığın yaş bir iz bırakıyor yüreğinde. Bu izler zaman içinde kendi öz değerini bulmanda seni takip ediyor.

Bugün bu satırları yazarken Ege’nin bateri dersindeyim.

Kısa zamanda umursamazca sadece keyif için ve sadece o an zevk aldığı için çaldığı bateri, yeteneğinin izlerini taşıyor.

Dinlediğim seslerin içimde oluşturduğu coşku, satırların arasında durmaksızın yazmama neden oluyor.

Bu duyduğum güçlü ses oğlumun aldığı keyfin kusursuz tanımı mı ? Yoksa davula bageti ile vurduğu her ritim benim hayata çığlığım mı ? Bilmiyorum.

Hissedebildiğim tek şey, bazen yoğun bir karmaşanın içinde duymaktan keyif aldığım hayatın güçlü tınılarının olduğu.

Tıpkı Ege’nin ritimleri kadar sert ve bir o kadar derin...

Hocasının verdiği her öğüdü, önüne dökülen saçlarının arasından masumca ama bir o kadarda meraklı gözlerle izleyerek, dinliyor. Hocası ona hayat ile ilgili ne güzel bilgiler veriyor bir bilseniz. Aslında aldığı ders sadece bateri dersi değil... Özen ile oya gibi işliyor öğrencisini, Ozan Hoca; zevkle, heyecanla yapıyor işini. Ege’nin vurduğu her doğru ritim de sanki kendi vurmuş gibi heyecanlanıyor, İçi coşuyor. İşinden aldığı zevk, gözlerindeki pırıltılara neden oluyor. Zamanın bitmesini saymıyor, çocuğun aldığı doyumun keyfini yaşıyor.

Kaç kişi yaptığı işten bu kadar zevk alarak çalışıyor ?

Kaç kişi yaptığı işe değer katıyor ?

Kaç kişi maddi beklentisinin dışında sadece birisine değer katmak için çaba sarf ediyor ?

Ve bütün bunları anlayabilecek kaç kişiyiz ?

Bu akşam sizi öz değerlerinizi ve değer verdiğiniz şeyleri bulmaya davet ediyorum.

Bu davet ücretsizdir. İsteyenler katılabilir...

Not: Ege Yurtsever’in eğitim aldığı BeşikAkademi sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
Kategoriler

0 yorum:

Yorum Gönder