11 Mart 2014 Salı

Bugün büyük bir hüzün içindeyim.
Herkes gibi... Her anne gibi... Her baba gibi... ve bir çok duyarlı insan gibi...

Berkin’e vedayı bu hikaye ile yapmak istiyorum.

Büyük sufi ustalarından biri olan Junnaid ölüm döşeğindeyken ona bir soru sorulmuş. Baş öğrencisi yanına yaklaşmış ve şöyle demiş: “Usta bizden ayrılıyorsun. Her zaman zihnimizi kurcalayan bir soru vardı. Ama hiçbir zaman sana soracak cesareti bulamadık. Senin ustan kimdi ? Öğrencilerin bunu çok merak ediyor, çünkü hiçbir zaman ustan hakkında konuştuğunu duymadık”

Junnaid gözlerini açmış ve yanıtlamış: “Bu soruya yanıt vermem çok zor olacak, çünkü ben hemen herkesten bir şeyler öğrendim. Tüm varoluş benim ustam oldu. Hayatımda olan her olaydan öğrendim. Ve olan her şeye müteşekkirim, çünkü tüm o olaylar sayesinde erdim.”

Usta konuşmayı sürdürmüş: “Sırf merakını gidermek için sana 2 olaydan bahsedeceğim”

“Bir” : Çok susamıştım ve sahip olduğum tek şey olan kasemle nehre doğru yürüyordum. Nehre ulaştığımda bir köpek geldi, nehire atladı ve su içmeye başladı. Bir an izledim ve kasemi yere fırlattım, çünkü gereksizdi. Bir köpek onsuz su içebiliyordu. Ben de nehre atladım ve dilediğimce su içtim. Tüm bedenim serinlemişti. Birkaç dakika nehirde oturdum köpeğe teşekkür ettim. Derin bir hürmet ile ayaklarına dokundum. Çünkü o bana bir ders vermişti. Kasemi çok seviyordum. Sahip olduğum tek şey kasemdi. Geceleri onu birisi çalacak diye korkuyordum. Benim bağımlılığım buydu. Köpek yardım etti. Her şey netti : Bir köpek kasesiz yaşayabiliyor ise ben neden yapmayayım ? O köpek benim ustalarımdan biriydi.

“İkincisi”, demiş usta, “Küçük bir köye girdim. Küçük yaşta bir çocuk elinde bir mum taşıyor, belli ki mumu bırakmak için köydeki küçük tapınağa gidiyordu” Ona sordum. “Bana ışığın nereden geldiğini söyleyebilir misin ? Mumu kendin yaktıysan görmüş olmalısın . Işığın kaynağı ne ?

Çoçuk güldü ve “Bekle” dedi. Sonra da bana döndü ve önünde mumu söndürdü.

“Işığın gittiğini gördün. Bana nereye gittiğini söyleyebilir misin ? Sen bana ışığın nereye gittiğini söyleyebilirsen, ben de sana nereden geldiğini söyleyeceğim, çünkü aynı yere gitti. Kaynağa döndü. “ dedi çocuk.

Ve Junnaid söyle devam etti hasta yatağında...

“Büyük filozoflarla tanıştım. Ama hiçbiri böyle güzel bir şey söylemedi.

“Kaynağına gitti. Her şey nihayetinde kaynağına döner . Dahası, bu çocuk cehaletimin farkına varmamı sağladı. Ben çocukla şakalaşmak istemiştim ama şakayı yapan o oldu. Bana aptalca sorular sormanın –Işığın nerden geldiği – gibi zekice olmadığını gösterdi.

Işık hiçten gelir, hiçlikten ve hiçe , hiçliğe döner. Çocuğun ayaklarına dokundum. Bana şaşkınca baktı “Neden ayaklarıma dokunuyorsun “ diye sordu. Ben de ona şöyle dedim “Sen benim ustamsın. Bana bir şey gösterdin. Bir ders verdin, büyük bir iş görü sağladın.

“O zamandan beri” demiş Junnaid, “Hiçlik üzerinde meditasyon yapıyorum ve yavaş yavaş hiçliğe girdim. Ve şimdi mumun söneceği, ışığın söneceği son an geldi. Ve ben nereye gittiğini biliyorum- aynı kaynağa.

“O Çoçuğu minnetle hatırlıyorum.. Hala önümde durmuş, mumu söndürürken ki halini görüyorum.

Sevgili Berkin, adın gibi sağlam, kuvvetli, katı... Ayaklarına dokunuyorum. Anneni gaz dan korumak için ekmek almaya gittin. Hepimize bir ders verdin.

Çok erken gittin.

Geldiğin kaynağa döndün.

Senin vedan böyle oldu.

Umarım seni duymazdan gelen, görmezden gelen, söze getiremeyenlerin de ustası olursun.
Kaynağında rahat uyu..

HOŞÇAKAL...
Kategoriler

0 yorum:

Yorum Gönder